| |
Bayburt’da Ebru Sergisi
Ebru sanatçısı Zeki Önsöz, Bayburt Dede Korkut Şenlikleri haftasında eserlerini Bayburt Kültür Merkezi’nde sergileyecek.
Serginin açılış günü: 18 Temmuz 2008 Salı
Serginin açık olduğu gün ve saatler 15-20 Temmuz 2008
Zeki Önsöz, Türkiye’den başka, Almanya’nın çeşitli şehirlerinde ebru sergileri açtı. Bu sanatımızı Almanlara tanıtan. Zeki Önsöz, Bayburt’ta, kendi memleketinde eserlerini sergilemekten daha büyük heyecan duyduğunu söylüyor.
Sanatçıya göre: ‘Ebru, malzemesi, felsefesi ile yüzde yüz geleneksel bir Türk-İslâm sanatıdır. Ebru sanatçısı ebru teknesinde kitreli su üzerine attığı renklerle doğamızın binbir güzelliğini yansıtırken, bütün bu güzelliklerin yaratıcısına şükrünü ifade etmeye çalışır. Her ebru, ayni insan gibi bir benzerinin bir daha yapılmasının mümkün olmadığı bir eserdir. Ebruda suyun, kitrenin, toprak boyanın, ödün denge içinde olması gerekir. Bu yönüyle ebru daki denge insan vücudundaki dengelere benzer. Büyük ebru ustaları ebruda nice hikmetler bulmuşlar, bu sanatımızı İslam tasavvufunun sembol ve mecazları ile anlatmışlardır. Ebrucunun boyaları hazırlayıp kitreli suya atması, irade-i cüz’iyye ile, bundan sonrası irade-i külliye ile yani Yaradan’la açıklanır . Boyaya karıştırılan sığır ödü necaset olmasına rağmen renklerin birbirine karışmamasına veya dibe çökmesine mani olur ve renklerin açılmasını sağlar. Bu da bize Allah’ın yarattığı hiçbir şeyin boşuna veya faydasız olmadığını gösterir. 
Su içerisine karıştırılan kitre ise Anadolu kır ve dağlarında yetişen geven otunun gövdesinden çıkarılan özsuyunun kurutulmasıyla elde edilir.. Ebruda toprak, bitki ve hayvandan alınan maddeleri kullanarak ve ayrıca ebru fırçalarını at kılından, saplarını gül dalından yaparak’’Eşref-i mahlûkat ‘’(mahlukatın en şereflisi)olduğunu gösterir.
Mayıs ayında Bodrum daki sergisinde bir Alman diyebetolog (Şeker hastalığı doktoru) Zeki Önsöz’ün bazı ebrularını şeker hastalığına neden olan pankreasın ve diğer bazı hücre dokularının mikroskop altındaki görüntülerinin aynısı olduğunu ifade ederek 3 eserini alır. Ebruda büyük ve küçük kosmosdan kaynaklananan bu benzeme ve yansıma ve dikkat çekicidir.
Önceki yüzyıllarda ebrular ciltçilikde ve hat sanatında kullanılmış ve Türkiye’ye gelen Avrupalı seyyahlar ebru kağıtlarını ülkelerine götürmüşler ve bu sanata ‚’’Türk Kağıdı’’adını vermişlerdir.Günümüzde ise ebru tek başına bir sanat dalı olarak gelişmektedir.Artık Türk ebru sanatçıların eserleri tablo olarak evlerin duvarlarını süslemektedir.
Ebru sanatının geçmişte ve bu gün iyi bir terapist olduğu kabul edilmektedir.Ebru, Osmanlı asırlarında Dar-ul Şifa’ larda ve günümüzde ruh ve sinir hastalıkları alanında şifa kaynağı olmuştur. Ebrunun dimağın yıkanmasını sağladığı ve kötü düşünceyi engellediği bu sanatla ilgilenenleri güzel düşünmeye ittiğine inanılmaktadır.
Ebrunun 20.asırda yeniden dirilişini Hattat Necmettin Okyay ve özellikle Mustafa Düzgünman’a borçluyuz. Mustafa Düzgünman’ın sanatçı kişiliğini ve düzgün ahlâkını tanımak isteyenler Ahmet Yüksel Özemre’nin Kubbealtı Yayınlarından çıkan ‘’Üsküdar’da bir Attar Dükkânı’’ isimli kitabını mutlaka okumalıdır.
Zeki Önsöz, yüzyıllardan beri ustadan çırağa öğretilerek günümüze gelen bu sanatın gelecekte de genç sanatçılarımız elinde daha iyi noktalara geleceğine .ve aynı zamanda kendi öz sanatımızla dünyaya açılacağımıza inanmaktadır.
Zeki Önsöz, bazı ebrularını bu yıl vefatının 50.yılında andığımız büyük şairimiz Yahya Kemal’in bir atasözü gibi dillerde olan ‘’Cihan,vatandan ibarettir.’’ ‘’İçimde dalgalı Tekbir’i en güzel dinin, zaman zaman da Nevâ –Kâr’ı,doğsun Itrî ‘nin’’ ‘’ Kökü mazide olan atiyim’’ gibi mısraları ile süsleyerek yazı ile renklerin ahengini biraraya getirdi.
Ömrünün kırk yılını yurt içinde ve dışında sevgili Türk çoçuklarına öğretmenlik yaparak geçiren Zeki Önsöz, 2005 yılından beri emeklidir. Eğitim,kültür,tarih konularındaki birikimlerini bazı medya organları yanında ‘’www.Bayburt69.com’’ internet sitesinde hemşehrileri ile paylaşmaktadır.

|
|