BAYBURT SEVDA´DAN ÖTE BiR TUTKU´DUR. Timur GÜZEL

Ana Sayfa Bayburt İlçeler Haberler Sanatçılarımız B69 Group Yorum/Eğlence İslamiyet İletişim
 
 


EFSANELER

Yurdumuzun her köşesinde olduğu gibi , Bayburt’ta da yüzyıllardan beri dilden dile söylenerek gelen efsaneler mevcuttur . Bu efsanelerde diğer tüm efsanelerde olduğu gibi insanları hep doğruluğa , güzelliğe ve iyiliğe yöneltirler . Bayburt’ta dilden dile dolaşan 1 – Dikmetaş , 2 – Guggi , 3 – Ejderha , 4 – Kaybolan nehir gibi efsaneler mevcuttur .

DİKMETAŞ EFSANESİ

Bayburt’tan 20 km. uzaklıkta bulunan Değirmencik köyü yol güzergahında Buğdaylı yol ayırımı üzerinde, hemen Çoruh Nehri yanında ilk bakışta bir ot yığınını andıran ve dikmetaş adı verilen bir taş yığını vardır. Rivayete göre bu taş yığını , önceden bir ot yığını imiş , otlar zengin bir Keşişe aitmiş , çok şiddetli geçen bir kış mevsiminde kışın uzun sürmesi çevre köy çiftçilerini zor duruma düşürmüş . Çiftçilerden birisi hayvanlarını kurtarmak için , bu keşişten ot istemiş . Keşiş önce ot vermek istemişse de sonra ot isteyen çiftçinin güzel kızına karşılık ot verebileceğini söylemiş .

Çiftçi kızına ; birkaç bağa karşılık kendisini isteyen keşişin teklifini bildirmiş . Fakat gece sabaha kadar ağlayıp keşişe beddua etmiş , türküsünde şöyle demiş :

Estir kaba yel estir
Bu gün dağlara destur
Gavurun yığınını
Sabahan daş kestür

Gerçekten o sabah bir mucize olmuş , güneyden bir kaba yel esmiş , bütün çevreyi sarsmış , karlar erimiş ve otlar meydana çıkmış . Keşişin ot yığını bir taş yığını haline gelmiş . Efsanede adı geçen taş yığını halen varlığını muhafaza etmektedir .

EJDERHA EFSANESİ

Doğu Anadolu’yu kuzeye bağlayan en önemli yol Erzurum – Trabzon Transit Yolu dur . Kış aylarındaki kar fırtınaları ile tanınan Kop ve Zigana gibi zorlu tepelerden geçen bu yol ayrıca tabii güzellikleriyle de dikkati çekmektedir. Yol üzerinde sakin yerleşme merkezi gelip geçenlerin hafızalarında unutulmayacak izler bırakan yurt köşeleridir.

Bayburt’u Gümüşhane’ye bağlayan yolun 18. km. sinde , sağ tarafta bir dağın eteğine kurulmuş Nişantaşı (Osluk) köyü vardır . Köyün eteğin de kurulduğu dağın üzerinde , yılan şeklinde ve kıvrıla , kıvrıla köyün üzerine doğru gelen bir taş yığını vardır . İskelet de diyebileceğimiz şekil şaşılacak derecede yılana benzemektedir. Köyün içerisinde son bulan baş kısmı tam bir yılan baş kısmını andırmaktadır . Boyu ise yüz metre kadardır.

Bu yılan – ejderha üzerine muhtelif efsaneler anlatılmaktadır . Bunlardan bir iki tanesini sunuyoruz . Halk ejderha dediği büyük bir yılanın köye gelmekte olduğunu görür , evlerini terk edip kaçmaya başlarlar . Yaşlı olduğu için fazla uzağa gidemeyen bir kadın çaresizlik içinde bir yere çömelir . İhtiyar kadın burada ejderhanın gelip kendisini yemesini beklemeye başlar . Diğer taraftan da Allah’a dua eder , şöylece yalvarır : “Allah’ım ya beni taş kes , ya onu” . İhtiyar kadının duaları kabul olur ve ejderha gelebildiği son noktada taş kesilir .

Benzer bir anlatmada ise ; yaşlı kadının yerini hamile kadın alır . O da dua eder , dualarının kabul olmasıyla ejderha taş kesilir .

Bahsedilen ejderha şekli halen köyün üzerinde durmaktadır . Yalnız önceleri samanlık olarak kullanılan ağız boşluğu ve çene kısımları kırılarak taş temini amacıyla tahrip edilmiştir . Bayburt – Trabzon istikametinde seyreden yolcular dikkatli bakarlarsa anayoldan bu ejderhayı görebilirler .